Kilo başına günde ne kadar su içmeli?

5 dk okumaYazar: Doğan Varkan

Kilo başına su ihtiyacını arayan biri üç ayrı katsayıyla karşılaşıyor ve hiçbirinin yanında açıklama olmuyor. Çelişki göründüğünden küçük: sayılar farklı büyüklüklere ait ve bu ayrım anlaşıldığı anda hangisinin sana ait olduğu da anlaşılıyor.

Neden üç ayrı katsayı dolaşıyor

Yetişkinler için literatürde çoğunlukla kilogram başına günde 30 ile 35 mililitre arasında bir aralık geçiyor. Bu bir anlaşmazlık değil, aynı olgunun yaklaşık ifadesi: bir vücudun günde çevirdiği ve yerine koyması gereken sıvı miktarı.

Günlük su ihtiyacı hesaplayıcısı 33 katsayısıyla, bu aralığın tam ortasından çalışıyor. 70 kilo için 2,3 litre, 90 kilo için 3,0 litre çıkıyor.

Önemli olan katsayının neyi tarif ettiği. Kütleyle ölçekleniyor, çünkü daha büyük bir vücudun yüzey alanı daha geniş, ürettiği ısı daha fazla ve böbrekten atması gereken metabolik atık daha çok. Tutturulması gereken bir hedef tarif etmiyor, bir büyüklük mertebesi tarif ediyor. İki litreyle üç litre arasındaki fark anlamlı. 2,31 ile 2,29 arasındaki fark değil.

Aynı kiloda iki kişinin ihtiyacı aynı değil

Kilo başına katsayının zayıf tarafı tam burada ve bilinmeye değer.

Kas dokusunun yaklaşık dörtte üçü su, yağ dokusunun ise çok küçük bir kısmı. 80 kiloluk iki insan bu yüzden çok farklı miktarda vücut suyu taşıyabiliyor: kas oranı yüksek olan hem dolaşımda daha fazla su bulunduruyor hem de dinlenirken daha fazla ısı üretiyor.

Katsayı bunu görmüyor. Yalnız teraziyi biliyor.

Bunun iki pratik karşılığı var. Kaslı biri aralığın üst ucuna daha yakın. Yağ oranı yüksek biri ise alt ucuna, çünkü terazideki ağırlığın bir kısmı metabolik olarak neredeyse hiç sayılmıyor — kalori hesabında yağsız kütleyle çalışılmasının sebebi de bu. Nerede durduğunu vücut yağ oranı hesaplayıcısı gösteriyor.

En sık yapılan hata: toplam suyu içilen suyla karıştırmak

Çelişkili tavsiyelerin kaynağı burası.

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi yeterli alım olarak kadınlar için günde 2,0 litre, erkekler için 2,5 litre veriyor. Aynı konudaki Amerikan önerisi 2,7 ve 3,7 litre. Aradaki mesafe çok büyük görünüyor, ama iki rakam da toplam suyu kastediyor: içtiğin, çorbanın, meyvenin ve yoğurdun içinde gelen, hatta metabolizmanın kendi ürettiği suyun tamamı.

Kilo başına bir katsayı ise genellikle yalnız içtiğin suyu kastediyor.

İkisini eşitleyen kişi yemekten gelen payı ya iki kez ya hiç saymış oluyor ve yönüne göre yarım litre yukarıda veya aşağıda kalıyor. İki sayıyı karşılaştırırken tek bir soru işi çözüyor: bu rakam tüm sıvıyı mı kapsıyor, yoksa yalnız bardağı mı?

Yaş katsayıyı belirgin biçimde kaydırıyor

Yetişkinlikte katsayı onlarca yıl boyunca oldukça sabit. Hayatın iki ucunda değil.

Çocuklar kilogram başına belirgin biçimde daha fazlasına ihtiyaç duyuyor ve klinikte kullanılan basamaklı kural bunu net gösteriyor: ilk 10 kilo için 100 mililitre, sonraki 10 kilo için 50, ondan sonrası için her kiloya 20 mililitre. 20 kiloluk bir çocuk için bu 1,5 litre, aynı basamakla 70 kiloluk bir yetişkin için 2,5 litre. Kilo başına ihtiyaç, büyüme boyunca yarıya iniyor.

İleri yaşta sorun ters dönüyor. İhtiyaç çok az azalıyor, ama susuzluk hissi zayıflıyor ve böbrekler idrarı eskisi kadar iyi yoğunlaştıramıyor. İkisi bir arada şu demek: yaşlı insanlar açığı daha geç fark ediyor ve içine daha hızlı giriyor. Kâğıt üstündeki bir sayı burada gerçekten kendi susuzluk hissinden faydalı hâle geliyor; oysa sağlıklı bir otuz yaşındaki için aynı sayı bir denetimden fazlası değil.

İklim, rakım, gebelik

Üç durum sayıyı ayrı ayrı anılmayı hak edecek kadar değiştiriyor.

Sıcak ve kuru hava terle ve solunumla kaybı büyütüyor; yüksek rakımda ise ikisi bir arada geliyor: solunum derinleşip hızlanıyor, hava daha kuru oluyor ve vücut ilk günlerde ek olarak su atıyor. Yaklaşık 2.500 metrenin üstünde bir litre veya daha fazla ek pay olağan.

Gebelikte günlük yaklaşık 300 mililitrelik, emzirme döneminde ise 700 mililitrelik bir ek pay veriliyor; sütün kendisi ağırlıklı olarak sudan oluşuyor.

Terleme hızı ise katsayının tamamen elinden çıkıyor. Aynı sıcaklıkta aynı işi yapan iki insan arasında saatte üç dört kata varan fark ölçülüyor; birinin saatte yarım litre kaybettiği koşullarda diğeri bir buçuk litre kaybediyor ve kilo başına tek bir katsayı bu farkın hiçbirini görmüyor. Kaybını bilmenin tek yolu terazi. Antrenman öncesi ve sonrası kilo farkının her 100 gramı yaklaşık 100 mililitre sıvıya karşılık geliyor.

Sık gözden kaçan bir etken daha var: yüksek protein alımı böbrekten atılması gereken üre miktarını artırıyor ve bu biraz daha su istiyor. Kas yapma dönemine girip kilo başına 2 gram protein yiyen birinin içme tarafında da yapacak biraz işi var.

Sayıyı tutturmak, hesaplamaktan zor

Hesap bir saniye sürüyor. Zor kısmı sonrası.

En güvenilir yol, içmeyi saate değil zaten her gün olan şeylere bağlamak: kalktıktan sonra bir bardak, her yemekten önce bir bardak, her kahveden sonra bir bardak. Üç öğün ve iki kahve böylece altı bardağa çıkıyor ve bir hedef düşünmene gerek kalmıyor.

Hacmini bildiğin bir şişe masada durunca hesabın kalanı kendiliğinden kapanıyor. İki kez 750 mililitre, üstüne her öğünde bir bardak, kabaca 2,1 litre demek. Bunu takip etmek günde sekiz kez soru soran bir uygulamadan kolay.

Dağıtımın kendisi de sonucu değiştiriyor: geride kalmış bir hedefi akşamüstü tek seferde kapatmaya çalışmak, aynı miktarı gün boyunca eşit içmekten hem daha zor hem daha az işe yarıyor, çünkü böbrek belirli bir hızın üstünde geleni doğrudan idrara çeviriyor. Toplam aynı. Sonuç değil.

Kahvenin ayrı bir notu var, çünkü burada iki hesap kesişiyor. Sıvı olarak sayılıyor, ama gün içinde biriken miktar kafein tarafında da anlamlı ve kafeinin yarılanma ömrü akşama kadar uzuyor — son fincanın ne zamana kadar etkili kaldığını kafein hesaplayıcısı çıkarıyor.

Sayının sana uymadığını nereden anlarsın

Katsayı bir başlangıç değeri, bir tanı değil. Vücudun verdiği birkaç geri bildirim her hesaptan daha çok şey anlatıyor.

Öğleden sonranın sonunda gelen baş ağrısı, sebepsiz düşen dikkat ve akşam kramplaşan baldırlar sıvı azken daha sık görülüyor. Ters yönde de bir işaret var: gece düzenli olarak idrara kalkan ve gündüz her saat tuvalete giden biri ya fazla içiyor ya da çok dengesiz dağıtıyor, genellikle günün geç saatlerine yığarak.

Bir sınır da her hesabın dışında kalıyor. Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve bazı karaciğer hastalıklarında sıvı alımı hekim tarafından kısıtlanıyor. Bu tanılardan biri varsa geçerli olan o sınır — kilo başına hiçbir katsayı değil.

susıvıhesaplama

Bu yazıdaki hesapları kendin yap

İlgili yazılar

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez. Kalıcı bir beslenme değişikliğine başlamadan önce bir sağlık uzmanına danış.